Anasayfa
  • EYÜPSULTAN
  • İSTANBUL
  • GÜNDEM
  • SİYASET
  • YAŞAM
  • MARMARA
  • SPOR
  • EKONOMİ KÜLTÜR DİĞER
  • Ara
SON DAKİKA:
18:53
Alibeyköy nefesini tuttu: İFA kazandı, BAL kapısı aralandı!
16:05
Deniz Köken’den Bursa sahillerine tam markaj: Projeler mercek altında!
13:04
Eyüpsultan'da yangın faciası: 2'si çocuk 4 ağır yaralı var!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Meral Y. Gemici
  3. Klasik Türk Musikisinin Büyük Bestekârı ve Hattat Zekai Dede Efendi
Yayınlanma: 26 Mayıs 2025 - 22:08

Klasik Türk Musikisinin Büyük Bestekârı ve Hattat Zekai Dede Efendi

26 Mayıs 2025 - 22:08
Yorumlar
Dinle
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Meral Y. Gemici
Meral Y. Gemici
Meral Y. Gemici
Klasik Türk Musikisinin Büyük Bestekârı ve Hattat Zekai Dede Efendi

Merhabalar, Eyüpsultan Gazetesi okurları,

 

Klasik Türk Musikisinin Büyük Bestekârı ve Hattat Zekai Dede Efendi

 

Mehmed Zekâi Dede 1824 yılında İstanbul Eyüpsultan'da Cedîd Ali Paşa mahallesinde doğdu. Babası Cedîd Ali Paşa Camii imamı hâfız Süleyman Hikmetî Efendi, annesi Zînetî Hanım’dır.

İlk eğitimini Lâlîzâde Seyyid Abdülbâki Efendi İbtidâî Mektebi’nde yaptıktan sonra amcası hâfız İbrahim Zühdî Efendi’nin yanında hıfza başladı, bir taraftan da babasının hat derslerine devam etti. On dokuz yaşında hâfızlığını bitirdiğinde babasından da hat icâzeti aldı.

Ayrıca Balçıklı Hoca Ali Efendi’den Arapça ve mantık okuduğu sırada Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi’nin talebelerinden Eyyûbî Şâhinbeyzâde Mehmed Bey’den ilk mûsiki derslerini alarak meşke başladı. Bu arada Mısırlı Mustafa Fâzıl Bey’in (Paşa) Eyüpsultan Bahariye’deki konağına mûsiki muallimi oldu ve 7 Haziran 1845’te onunla birlikte Mısır’a gitti. Bir ara İstanbul’a geldiyse de (1851) tekrar Mısır’a döndü.

Mustafa Fâzıl Bey’in Mart 1858’de İstanbul’a gelmesinin ardından ölümüne kadar (1875) maiyetinden hiç ayrılmadı.

 

1864’te babasının hacda vefatı üzerine onun imâmet görevi kendisine intikal etti. Bunun yanında, Eyüpsultan'daki Mihrişah Vâlide Sultan ve Şah Sultan ibtidâî mekteplerinin sülüs ve nesih hattı muallimliğiyle görevlendirildi ve hayatının sonuna kadar bu göreve devam etti. Aynı yıl Yenikapı Mevlevîhânesi postnişini Osman Selâhaddin Dede tarafından sikkesi “tekbirlendi”; 4 Mayıs 1868’de seyrüsülûkünü tamamlayıp Mevlevî oldu.

Mustafa Fâzıl Paşa’nın ölümüyle büyük bir sarsıntı geçiren Zekâi Dede, 1876’da Dârüşşafaka Mektebi’nde fahrî olarak başlayıp 1883’te asalete geçtiği mûsiki muallimliğiyle, 18 Haziran 1885’te Bahariye Mevlevîhânesi kudümzenbaşısı Ârif Dede’nin ölümünün ardından getirildiği kudümzenbaşılık görevini de vefatına kadar sürdürdü.

Zekâi Dede’ye “dedelik” unvanının tarikat çilesini doldurmadan kudümzenbaşılık dolayısıyla verildiği de burada özellikle belirtilmelidir.

 

Zekâi Dede 24 Kasım 1897 tarihinde vefat etti, ertesi gün Eyüp Sultan Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Eyüpsultan Gümüşsuyu’ndaki Kâşgarî Dergâhı civarında bulunan aile mezarlığına defnedildi.

Talebelerinden Ahmet Avni Konuk onun vefatı üzerine yazdığı, “Ey bülbül-i hoş-nevâ hâmûş ol” mısraıyla başlayan manzumesini sûzidil makamında ve kâr formunda bestelemiştir. Zekâi Dede’nin oğlu Ahmet Irsoy (ö. 1943) son dönemin önemli mûsikişinaslarındandır.

 

Dinî ve din dışı mûsiki sahalarında bestelediği pek çok eserle Türk mûsikisi bestekârları arasında önemli bir yer edinen Zekâi Dede, yetiştirdiği talebeler vasıtasıyla zengin bir repertuvarın günümüze ulaşmasında köprü vazifesi görmüştür.

Mûsikiye dair ilk derslerinin ardından bir yıl içerisinde on civarında fasıl geçmesinin yanı sıra bazı şarkı ve ilâhiler bestelemeye başlamıştır.

Bu arada hat derslerini de ihmal etmemiş, bir yıl kadar Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den sülüs ve nesih meşketmiş, bu hocasının delâletiyle Hamâmîzâde İsmâil Dede’den mûsiki dersleri almıştır. Onun İsmâil Dede’den meşkettiği ilk eser Rauf Yektâ Bey’in ifadesine göre (Esâtîz-i Elhân ) Zaharya’nın segâh makamındaki, “Çeşm-i meygûnun ki bezm-i meyde cânan döndürür” mısraıyla başlayan murabbaı, Ahmet Irsoy’a göre ise (Türk Musikisi Klasiklerinden Mevlevî Âyinleri ) İsmâil Dede’nin hicaz makamındaki, “Ey çeşm-i âhû hicr ile tenhâlara saldın beni” mısraı ile başlayan nakış bestesidir. İsmâil Dede Efendi’den bazı fasıllar geçen Zekâi Dede onun evinde tanıştığı Dellâlzâde İsmâil Efendi ve Sermüezzin Rifat Bey’den de faydalanmış, Kahire’de bulunduğu sırada ünlü müzisyen Şeyh Muhammed Şehâbeddin ile görüşerek ondan Arap mûsikisinin özelliklerini öğrenme imkânı bulmuştur.

Dinî mûsikinin şuğul formunda başarılı eserler vermesinin sebebi de bu ilgi olmalıdır.

 

Eserlerinde klasik üslûbun ifade özelliklerinin kuvvetle hissedildiği Zekâi Dede Hamâmîzâde İsmâil Dede Efendi’den sonra 19. yüzyılın en büyük bestekârı kabul edilir. İsmâil Dede Efendi’ye aynı zamanlarda talebelik yapmalarına rağmen Hacı Ârif Bey’in yeni bestekârlık anlayışından tamamen farklı bir üslûp benimseyen Zekâi Dede klasik anlayışa İsmâil Dede’den bile daha bağlı bir tavır ortaya koymuştur.

Geniş bir form çerçevesinde şekillenen eserlerindeki makam zenginliği onun özelliklerindendir.

Eserlerinde güfte, usul ve melodinin zevkli bir üslûpla bağdaşarak ortaya koyduğu ifade gücü hemen dikkati çeker. Hicazkâr makamına yeni bir hareket ve seyir kazandırmış, az kullanılan bazı makamların yanı sıra bûselik ve kürdî seyirle karar eden birleşik makamlardan çok sayıda beste yapmıştır. Ayrıca bayatî-bûselik makamını terkip etmiş ve râhatfezâ makamına hicaz-aşiran adını vermiştir.

Sadun Aksüt, onun her usulü büyük bir başarı ile kullanmakla beraber özellikle lenk fahte usulünü hiçbir bestekârda rastlanmayacak bir mükemmeliyette kullandığını söyler. Dinî ve mistik özelliklerin ön planda tutulduğu eserlerinin toplam 500 civarında olduğu söylenirse de bunlardan ancak 300’e yakın eseri günümüze ulaşabilmiştir.

 

Zekâi Dede Türk mûsikisi tarihinde “hoca” ünvanı ile anılan pek az kişiden biridir ve en önemli özelliklerinden biri mûsiki hocalığıdır. Onun bilhassa Dârüşşafaka’daki meşkleri çok önemlidir. Aynı zamanda iyi bir neyzen ve hânende olan Zekâi Dede’nin hâfızasında seksen civarında faslın da içerisinde yer aldığı 2000’in üzerinde eser bulunduğu kaydedilir.

Dârüşşafaka’daki talebelerinden mûsikiye kabiliyetli olanları özel meşk halkasına alır, onlara pazar günleri öğleden sonra Eyüpsultan'daki Şah Sultan Tekkesi’nin hünkâr mahfilinde, salı akşamları da kendi evinde ders verirdi. Meşketmekten usanmaz, diğer işlerini bir yana bırakarak meşke devam eder, zaman zaman talebelerine iltifatta bulunurdu.

Torunu Mehmet Münir Kökten’in meşk için kendisine getirdiği Hâfız Sâmi’nin okuyuşunu dinledikten sonra, “Oğlum, sana Cenâb-ı Hak meşketmiş, benim meşkedecek bir şeyim yok” demiş ve bu gencin geleceğini âdeta keşfetmiştir.

Oğlu Hâfız Ahmet Irsoy, Ahmet Avni Konuk, Bahariye Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede, Beylikçizâde Ali Aşkî Bey, Rifâî şeyhi Rızâ Efendi, M. Suphi Ezgi, Rauf Yektâ Bey, torunu Mehmet Münir Kökten, Hâfız Hayreddin Bilgen, Eğrikapılı Mehmed Efendi, Şevki Bey, Ârif Atâ Bey, Muallim Kâzım Uz, Ahmed Râsim, Hüseyin Fahreddin Tanık, Osman Şükrü Şenozan, Leon Hancıyan, Ziya Santur, Giriftzen Âsım Bey onun yetiştirdiği talebelerin en meşhurlarıdır.

 

Zekâi Dede, Hamparsum ve Batı notalarını bilmesine rağmen mûsiki eğitiminde klasik meşk usulünü tercih etmiştir. Dârüşşafaka’daki talebelerine özel bir yöntemle notasız ve işaretsiz bütün perdeleri anlayıp tahlil etmeyi öğretmiştir. Pek çok eseri doğrudan İsmâil Dede Efendi ile Dellâlzâde İsmâil Efendi’den meşketmiş, bunların önemli bir bölümünün gelecek nesillere aktarılmasında son kaynak olmuştur.

19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren notaya alınarak unutulmaktan kurtarılan pek çok dinî ve din dışı sözlü eser, onun okuduğu veya öğrencilerine öğrettiği şekilde Türk mûsikisi repertuvarına aktarılmıştır.

Meşhur Said Halim Paşa koleksiyonunun büyük bir kısmı Zekâi Dede’nin okuyup Nikogos Ağa’nın da kaydetmesi suretiyle yazılmıştır.

 

Selam ve dua ile..

Meral Y. Gemici

 

Kaynak;TDV İslâm Ansiklopedisi

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Peygamber efendimizin süt kardeşi ve Eyüpsultan'daki sahabeler - 14 Kasım 2025
  • Kiremitçi Süleyman Çelebi camii (Kızılmescit camii) - 27 Ekim 2025
  • EYÜPSULTAN'DA HOCA HASAN HÜSAMEDDİN EFENDİ - 24 Eylül 2025
  • Fatih Sultan Mehmed Han'ın Silahşor'ü Silahi Mehmed Efendi Camii - 21 Ağustos 2025
  • ŞEYH MURAD TEKKESİ - 24 Haziran 2025
  • OSMANLI KOMUTANI MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK - 23 Nisan 2025
  • SIR KÂTİBİ FERÎDÛN AHMED BEY - 24 Şubat 2025
  • KAPTAN PAŞA CAMİİ - 01 Ocak 2025
  • Meral Y.Gemici yazdı: Dukakinzâde Ahmed Paşa hain mi? - 30 Eylül 2024
  • Meral Y.Gemici yazdı 'Cennet annelerin ayaklarının altındadır' - 03 Eylül 2024
  • 'Chicago'da Feshâne"' - 22 Temmuz 2024
  • Eyüp Sultan Camii'ndeki sancakların sırrı - 28 Mayıs 2024
  • Kaptan-ı Derya Mustafa Paşa'nın hayatı ve kıdemleri - 29 Ocak 2024
  • İDRÎS-i BİTLİSÎ - 30 Aralık 2023
  • MİHRİŞAH VÂLİDE SULTAN KÜLLİYESİ - 22 Kasım 2023
  • Ali Kuşcu'dan Cezeri Kasım Çavuş Camii'ne kalan hazine - 23 Ekim 2023
  • Zalim mi? Âlim mi? - 16 Eylül 2023
  • EYÜPSULTAN DEFTERDAR CAMİİ'NİN MİNARESİNİN ÂLEMİNDEKİ "SIR" NEDİR? - 12 Temmuz 2023
  • Prens Mehmed Sabahattin kimdir? - 18 Nisan 2023
  • Saçlı Abdülkadir Efendi camii tarihine  Sayın Adnan Menderes desteği tamamladı... - 23 Mart 2023
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Ahmet Bodur
Ahmet Bodur
OKULLARDA GÜVENLİK VE EĞİTİM SİSTEMİ ÜZERİNE KARARLI BİR ÇAĞRI
Meral Y. Gemici
Meral Y. Gemici
Peygamber efendimizin süt kardeşi ve Eyüpsultan'daki sahabeler
Hale Nur ÖZDEN
Hale Nur ÖZDEN
BİR MİLLETİN YOL GÖSTERİCİSİ
Özcan Purde
Özcan Purde
Eyüpspor Trabzon deplasmanında nefesi yetmedi, Eflatun sarılılar'dan Trabzonspor karşısında tek devrelik direniş
Şaban Yaşar
Şaban Yaşar
Seçimle gelen, sandıkla gitmeli, erken seçim ilk tercih olmalıdır.
Abdullah Ağırkan
Abdullah Ağırkan
Saadet Partisi TBMM Grup Başkanı Av. Bülent Kaya Yargı Bağımsız Değil
Ada Kural
Ada Kural
Yapay Zeka Çöplüğü: Akıllandık mı, Tembelleştik mi?
Sama Şakar
Sama Şakar
Erik dalı gevrektir Amanın basmaya gelmez
Gürhan Askeroğlu
Gürhan Askeroğlu
Eğitilmeden öğretilen yozlaşır
Gökçe Deniz Keskin Aykut
Gökçe Deniz Keskin Aykut
Atalardan Gelen Bağlardan Özgürleşiyorum
Cengiz Çup
Cengiz Çup
Deprem..
Hakan Gegin
Hakan Gegin
İyilik hareketi
Çok Okunan Haberler
Bir Şehir Mimarı ve Profesyonel Yönetici: Deniz Köken ile Bursa'da Bir Gün
Bir Şehir Mimarı ve Profesyonel Yönetici: Deniz Köken ile Bursa'da...
Eyüpsultan'da suç örgütüne darbe: Çete üyesi 13 kişi yakalandı
Eyüpsultan'da suç örgütüne darbe: Çete üyesi 13 kişi yakalandı
Eyüpsultan’da Kurban Kesim Alanında Feci Ölüm: Arkadaş Ziyareti Felaketle Bitti!
Eyüpsultan’da Kurban Kesim Alanında Feci Ölüm: Arkadaş Ziyareti...
Ana Sayfa
EYÜPSULTAN
İSTANBUL
GÜNDEM
SİYASET
YAŞAM
MARMARA
SPOR
EKONOMİ
KÜLTÜR
DİĞER
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • EYÜPSULTAN
  • GÜNDEM
  • İSTANBUL
  • MARMARA
  • SANAT
  • SİYASET
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz. Eyüpsultanhaber

Yazılım: Tumeva Bilişim