İkinci Yüzyılda Kimi ve Neyi Seçeceğiz?
Bir seçim daha yaklaştı. Türkiye’nin ikinci yüz yılı için geri sayım başladı. Tercih artık yeni yüz yıla kiminle girileceği meselesi üzerine yıkıldı.
14 Mayıs’ta tarihin yeniden yazılacağı bir dönem olacak. Sadece bu tarih tarihin kendisi olacak. Vatandaşın aklı pandemi, ekonomi, savaş, deprem gölgesinde kala dursun belki de bunlardan daha büyük psikolojik etkiye sahip olacak bir seçim bizi bekliyor.
Bu seçimin tarafları kim?
Ayasofya’yı camiye çevirenlerle, müze yapmak isteyenlerin mi,
Savunma sanayide çağ açan gelişmeleri önlemek isteyenler ile milli ve yerli diyenlerin mi,
Başörtü meselesini ortadan kaldıranlar ile bez parçası diyenlerin mi,
Mavi vatan diyenlerin mi, Libya’da ne işimiz var diyenlerin mi,
Putincilerin mi, NATOCU’ların mı,
Kızılelmacıların mı, Cihanda sulh diyenlerin mi,
Yüz yıllık avans alanların mı, Türkiye Yüzyılı diyenlerin mi?
Bu seçimin tarafı, camide safın sağında duranların mı, soluna geçenlerin mi,
Bu markete çantasıyla gelenlerin mi, telefondan ayağına sipariş verenlerin mi,
Özerklik mücadelesi verenlerin mi, Misaki Milli sınırlarına dönülmeli diyenler mi,
Asgari ücretlilerin mi, gecede yüz bin lira harcayanların mı,
Emekli maaşına iyileştirme bekleyenlerin mi, Monaco’da emeklilik hayatı kuranların mı,
Bu yüzden yüz yılın seçimi adı veriliyor. Önümüzdeki yeni yüz yıla ‘iki sarhoş’ yankıları ile mi gireceğiz, Bu milletin bilmem neresine koyacağız diyenlerin mi,
şin özü önümüzdeki dönem bir doğum yaşanacak, ama doğudan batıya, ama kuzeyden güneye, önemli olan sizin hangi yöne durduğunuz..













