Asırlık Çınar Eyüpspor Kimlerin Elinde Can Çekişiyor?
Sözü hiç dolandırmayacağım. Kıvırmadan, lafı eveleyip gevelemeden, bu semtin bağrından çıkan o dik duruşla yazacağım bugün.
Çünkü bazen susmak, sadece sessiz kalmak değildir; asırlık bir çınarın göz göre göre baltalanmasına ortak olmaktır. Mevzu bahis Eyüpspor’sa, o eflatun-sarı renklerin şerefi ve bu semtin çocuklarının geleceğiyse, susmak resmen bu topraklara ihanettir!
Ben bugün buraya sadece bir gazeteci olarak çıkmadım; bu semtin sokağını soluyan, o armanın derdiyle dertlenen binlerin, on binlerin, yani Eyüpsultanlıların sarsılmaz öfkesi olarak yazıyorum!
Ve soruyorum:
Eyüpspor’da kayyum idaresi adı altında neyin infazı yapılıyor? Bu şanlı arma, kime ve neye hizmet edilerek kurumsal bir tasfiye sürecine kurban ediliyor?
Karşımızda hesap soracak, iki çift laf edecek tek bir kurumsal muhatap yok. Çıt yok! Derin bir sessizlik, kapkara bir vurdumduymazlık kulübün üzerine karabasan gibi çökmüş durumda. Beyler, kendinize gelin! Ortadaki tablo basit bir yönetim hatası, bir idari beceriksizlik falan değil. Bunun adı çok net: Eyüpspor’un geleceğini, kurumsal kimliğini ve hafızasını göz göre göre ateşe atmaktır!
Şimdi o halı altına süpürdüğünüz, sormaya korktuğunuz o kapkara soruları kayyum yönetiminin yüzüne tek tek, haykıra haykıra soruyorum:
Bu takımı imkansızlıklar içinde, kayyum kıskacında canını dişine takarak Süper Lig’de tutan o inançlı teknik heyetle yeni sezon için neden tek bir kelime dahi konuşulmadı?
Neden o vefasızlık hançeri kurumsal bir sessizlikle arkalarından saplandı?
Bakın eserinize; transfer dönemi kapıya dayandı, kulüpten tek bir ses çıkmıyor, oyuncular birer birer gemiyi terk ediyor! Vizyonunuz bu mu, kurumsal hedefiniz bu mu sizin? Bu camia sizin vizyonsuzluğunuzun bedelini ödemek zorunda mı?
Bitmedi!
Eyüp sahilinde yükselen, bu semtin çocuklarının sığınağı, geleceğimizin teminatı olan o koskoca Akademi Tesisleri hangi akla hizmet 3 yıllığına, hem de toplam 25 milyon TL gibi komik, dalga geçer gibi bir paraya başka bir kulübe kiralandı?
Kulübün öz malını, bu semtin gençlerinin geleceğini üç kuruşa peşkeş çekmek hangi vicdana sığar?
Söyleyin, bu semtin çocuklarının geleceği sizin umurunuzda değil mi?
Peki, kendi evlerinden, o sahil tesislerinden adeta kapı dışarı edilen o yüzlerce altyapı futbolcusuna neyi reva gördünüz?
Koskoca Eyüpspor’u, A takımından en alt yaş grubuna kadar Kemerburgaz’da tek bir antrenman sahasına hapsetmek hangi kurumsal aklın ürünüdür?
Bu, bu kulübün geleceğini kökten kurutmak, Eyüpspor’un damarlarını kesmek demek değil midir? Kendi gençliğini tek bir sahaya mahkûm eden bir zihniyet, bu şanlı armayı ancak uçuruma sürükler!
Ama unuttuğunuz, asla hesap edemediğiniz bir şey var:
Eyüpspor, bu semtin gururudur, namusudur, Eyüpsultanlıların ta kendisidir!
Sizin o soğuk idari binalarınızda yok saymaya çalıştığınız bu arma, sokaklarda adanmış hayatlarla yaşıyor!
İşte bu yüzden, gün pısma günü değildir!
Gün, kırgınlıkları, ayrılıkları, hesapları bir kenara bırakıp Eyüpspor arması etrafında kenetlenme, tek yürek olma günüdür!
Kendi gençlerini tek sahaya mahkûm eden bu kayyum anlayışına karşı; bu semtin mülki amirlerini, STK'larını, iş insanlarını, esnafını ve kalbi eflatun-sarı atan tüm Eyüpsultanlıları birlik içinde, sarsılmaz bir beraberlikle bu asırlık çınara siper olmaya davet ediyorum!
Biz bir olduğumuzda, biz o omuz omuza duruşu sergilediğimizde bu armayı hiç kimse ama hiç kimse aşağı çekemez!
Biz buradayız, burası bizim evimiz!
Eyüpspor’un hakkını da geleceğini de o kayyum barikatlarına teslim etmeyeceğiz! Sonuna kadar, tek bir nefes kalana kadar armanın peşindeyiz!
Şaban Yaşar







