Tarihi Rami Kışlasından Kütüphaneye yürüyüş.
Meral Y. Gemici Yazdı 'Her kütüphane bir saraydır her kitap bir kraldır'
Tarihi Rami Kışlasından Kütüphaneye yürüyüş.
“Her kütüphane bir saraydır her kitap bir kraldır”
Eyüpsultan ilçesi sınırları içinde bulunan bu geniş arazi, Osmanlı Sultanı II. Mustafa döneminde1695-1703 sadrazamlık yapan Rami Mehmed Paşa’ya sultan tarafından çiftlik olarak armağan edilir.
Kayıtlara Rami Kışlası Çiftliği olarak geçen bu bölge ilk olarak Sultan III. Mustafa döneminde, Rumeli koluna sefere çıkan orduya lojistik destek veren ve bir takım ek hizmetler sunan bir alan olarak kullanılır. Ayrıca sultanların saltanat gezilerinde biniş-i hümayun alanı olur.
1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasının hemen ardından kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye ordusu için bu bölgede inşa edilen ve 1828 yılında kullanılmaya başlanan askerî kışla da Rami Kışlası olarak anılmaya başlanır.
1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı’nda, Sultan II. Mahmud’un karargâhı olarak da hizmet veren Rami Kışlası, 1836-1837 yılları arasında Mühendishane talebelerinin de kışla içinde bulunan Mekteb-i Harbiye’ye taşınması ile yalnızca askerî bir üs olmaktan çıkarak bir bilim yuvası kimliği de kazanır.
I.Dünya Savaşı’nın ardından yer yer tahrip olan Rami Kışlası, Cumhuriyet Dönemi’nde işlevini korur ve 1971 yılına dek askerî amaçlı kullanılır.
Bu tarihten sonra kışla mülki idareye devredilir.
Osmanlı askeri sisteminde yeniçeri odalarından Batı’da modern talimli ordular için inşa edilen kışla yapılarına geçiş süreci, bu bağlamda Vak’a-i Hayriyye’nin ardından 1826’da yeni kurulan Asakir-i Mansure Ordusu için inşa edilen kışlalardan biri olan Rami Çiftliği Kışlası’nın yapım süreci ve özellikle Sultan II. Mahmud’un mülga yeniçeri ocağı bakiyesinin karşı darbe girişimlerinden korunmak, Rusya ile 1828’de patlak veren savaşta cephedeki ordunun ve galeyan halindeki halkın moralini yükseltmek için attığı adımlar ve öte yandan giriştiği radikal reformlara karşı statükocu-muhalif çevrelere karşı kendisini güvenceye alan hünkârın 617 gün boyunca ikamet ettiği kışladaki resmi ve gündelik faaliyetleri ele alınmış, keza Rami Kışlası’nın muvakkaten idari-askeri bir üs haline gelmesinde rol oynayan hususlar değerlendirilmiş ve II. Mahmud döneminden günümüze dek kışlanın tarihinde vuku bulan önemli gelişmelere değinilmiştir.
250 yılı aşkın bir tarihi olan İstanbul Rami Kışlasının kütüphane olarak yapılandırılması fikri “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti” çalışmalarına dayanmaktadır.
Türkiye’nin ve İstanbul'un bilgi toplumuna açılan penceresi olacak ve toplumun kültürel, eğitsel ve sanatsal ihtiyaçlarına cevap verecek yeni ve farklı bir mekân olması amacıyla 3 etap halinde projelendirilen Rami Kışlasının yenilenmesi işinde, aslına uygun restorasyon çalışmaları, yenileme uygulaması ve yeni inşa faaliyetleri bir arada yürütüldü.
Rami Kütüphanesinin yaşayan kütüphaneler konseptine uygun en büyük kütüphanesi oldu.
Bünyesinde bebek ve çocuk kütüphanesi, dijital kütüphane, gençlik kütüphanesi, ihtisas kütüphaneleri ile yetişkin kütüphanesi birimi bulunan Rami Kışlası Kütüphanesinde 5 müdür yardımcılığı altında toplam 21 birim bulunmaktadır.
Modern kütüphanecilik hizmetinin sunulması amacı ile Rami Kütüphanesinde 24 saat açık serbest çalışma ve okuma salonları, bebek ve çocuk bölümü, engelli bölümü, grup ve bireysel çalışma salonları ile kitap ve kitap dışı materyal ve dijital kaynaklar düşünülmüştür. Rami İstanbul Kütüphanesinin orta alanı millet bahçesi olarak düzenlenmiş olup amfiler, okuma alanları, sahneler, çocuk oyun alanları, serbest etkinlik bölgesi, ortak çalışma alanları, sergi alanları ile yürüyüş ve bisiklet yolu tasarlanmıştır.
Rami Kışlası yerleşkesi içerisinde Beyazıt Devlet Kütüphanesi hizmet birimleri ve depoları, Derleme Müdürlüğü hizmet alanları ile yaşam alanları (cami, mescit ve çocuk bakım odası, vb) da mevcuttur.
Rami Kütüphanesi kampüs şeklinde yapılandırması içinde Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Bilim Kurulu öncülüğünde Atatürk Araştırmaları İhtisas kütüphanesi ile Yazma eserlerin canlı izleme olanaklı onarım (şifahane) bölümleride ilave edildi.
“Kütüphane nedir? Beşeriyetin hafızasıdır.” İlber Ortaylı