Ahde Vefa…
Günümüzde farkındalığına varamadığımız ve insanı içten içe kemirip sessizce bitiren bir hastalık..
Elbetteki ihtiras… Havas sınıfının hastalığıdır, avamın elinde ailesi, işi, varsa da içinde imanı başka ihtirasa kapılacağı vaziyeti pek bulunmaz. Havas sınıfından bu hastalığa yakalanmış kişilerin ağzında olmasa da zihninde şu söz vardır ‘’köprüyü geçene kadar……’’.
Ne lazım köprüyü geçmek için; çıkarcılık, içten pazarlık, insan kullanma, vefasızlık hatta yola çıktılarını yolda gördüklerinle değiştirme. Sanat camiasında da siyaset arenasında da vardır ihtiras. Yanındaki insanlar muhakkak senin merdivenin olmak zorundadır.
İhtiras hastası kendisi yükselirken yanındakini mutlaka indirmelidir. Vefasızlığın en kalitelisini yapmalıdır. Ne çevresinden hayâ duyar, ne yediği kul hakkının hesabını yapar nede birçok kişiyle hazırlayıp tek başına oturduğu sofradan doydum deyip kalkar.
İnsana insan olduğu için değer veren, yola çıktığını yolda gördükleriyle değişmeyen, kul hakkı yemekten imtina eden herkes ihtiras hastalığına bağışıktır. Çünkü ahde vefayı ödeyerek bitmez bir borç olarak görür.
Yola çıktıklarını yoldaş olarak değil soydaş olarak bilir. Ahde vefanın gerektirdiklerini layıkıyla yerine getirir. Nedir ahde vefanın gerektirdikleri?
Yola çıktığın adamın tek kullanımlık peçete, basamak olarak kullanacağı merdiven, ihtiras vebasına ucuzca peşkeş çekeceği biri olarak görmeyip, her daim destek için uzanacak bir el lokma bölüşeceği yegâne arkadaş olarak bilir.
Hülasa Ahde Vefa ihtiras denilen günümüz vebasına karşı tek tedavi, her insana sunulmayan tek nimettir.






