20 Ayda Proje Üretemeyen Yönetim, Eldeki Tesisleri de Kaybetti
Seçimlerden bu yana geçen 20 ay… Tam bir buçuk yıl… Bir belediyenin kendini kanıtlaması ve çalışmalarını gözler önüne sermesi için oldukça yeterli bir zaman dilimi.
20 Ayda Proje Üretemeyen Yönetim, Eldeki Tesisleri de Kaybetti
Seçimlerden bu yana geçen 20 ay… Tam bir buçuk yıl… Bir belediyenin kendini kanıtlaması ve çalışmalarını gözler önüne sermesi için oldukça yeterli bir zaman dilimi.
Peki bu sürede ne oldu? Hangi başarılara imza atıldı? Hangi yeni projeler üretildi? Verilecek yanıt açık ve net: Hiçbir şey.
Dahası, sorun sadece yeni projelerin üretilememesiyle sınırlı değil. Eldekilerin de kaybedilmesine yol açan bir beceriksizlik karşımıza çıkıyor.
Mevcut tesisler dahi korunamadı, doğru şekilde yönetilemedi, değerine sahip çıkılamadı. Durup düşünün:
Yeni tesisler kazandırmayı başaramayan bir belediye, var olanları bile elden çıkarıyor. Bu durum artık sadece yönetim zaafı olarak tanımlanamaz; bu doğrudan bir kurumsal çöküştür.
Şehrin geleceğini şekillendirecek projeler bekleyen vatandaşlar 20 aydır tek bir tablo görüyor:
– Proje yok,
– Yatırım yok,
– Hizmet yok,
– Ve mevcut tesislerin bile kaybedildiği bir yönetim anlayışı.
Bu nasıl bir yönetim şeklidir?
Bu nasıl bir vizyon sunumudur?
Bu nasıl bir sorumluluk duygusudur?
Bir belediyenin en temel görevi, elindeki değerlere ve hizmetlere sahip çıkmaktır. Yeni projeleri hayata geçiremiyorsanız bile mevcut olanları korumak en azından bir başarı ölçüsü olabilir.
Ancak bu basit görevde dahi başarısızlık açıkça ortada.
Şimdi kamuoyunun sorması gerek basit ama kritik sorular gün yüzüne çıkıyor:
– 20 ay boyunca hangi çalışmaları yaptınız?
– Hangi projeleri başlattınız ve hayata geçirdiniz?
– Hangi sorunların çözümüne katkıda bulundunuz?
– Ve en acısı, eldeki tesislerin kaybedilmesine neden olan süreç nedir?
Cevap yok. İlk etapta var olmayan projeler ve sunulmayan hizmetlerle örtüşen bu eksiklikler, bir dizi başarısızlığın sonucundan başka bir şey değil.
Bu ilçede yaşanan zararların kaynağı ekonomik şartlar ya da dış etkenler değil.
Tüm bu zararın özünde, işi yönetemeyen bir belediyecilik anlayışı yatıyor.
20 aylık tablonun gerçekleri ortada dururken, seçim dönemi yaklaştığında ortaya atılacak vaatlerin ve anlatılacak masalların durumu kurtaramayacağı da aşikâr.
Çünkü vatandaş artık boş vaatler değil, çözüm odaklı işler görmek istiyor.